Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Marmara_pdr_2007 Girişliler Paylaşım Sitesi
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   Cuma Nis. 18, 2008 8:49 pm

ANTALYA'NIN İNCİSİ BU ŞİRİN İLÇEYİ SİZLERE HER YÖNÜYLE TANITMAYA ÇALIŞACAĞIMM..!!!

En son ÖZKAN tarafından Cuma Nis. 18, 2008 9:19 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   Cuma Nis. 18, 2008 9:17 pm

GAZİPAŞADAN MANZARALAR



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   Cuma Nis. 18, 2008 9:40 pm

GAZİPAŞA SAHİLLERİ CARETTA CARETTA KAPLUMBAĞALARININ DOGAL YUMURTLAMA SAHASADIR..!!!


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   Cuma Nis. 18, 2008 9:50 pm

Gazipaşa
Yalan Dünya Mağarası
Narlıkuyu ve Damlataş’tan daha etkileyici ve değişik. Nem oranı fazla, galerileri geniş, tavanları yüksek sarkıt ve dikitlerin renkleri farklı bir mağaradır Yalan Dünya Mağarası.
Yıllardır haritada görülen ama ziyarete 94’de açılan mağara ismini Gazipaşa’daki suyun adından almış.
Gazipaşa’dan Anamur’a doğru 5 km. geçip petrol ofisinin yanından seralar arasından önceleri asfalt (iki kilometre içeri) sonra toprak yoldan amatör tabelaları takip ederek mağara girişine ulaşıyorsunuz. Giriş 10.000 TL. İçerde elektrikle aydınlatma yapılmış ahşap merdivenlerle 2 çıkıp 1 inilen mağara galerisinde eğilerek iki tünelden geçiyorsunuz. Heykele benzeyen oluşumların sarkıt ve dikitlerin beyaz ve kızıl tonları ürkütücü güzellikler sunuyor. 3-4 km derinliği olan mağaranın ancak 300-400 metresine girilebiliyor. Elektrik kesilmesine karşı yanınıza fener alın. (Jeneratör yok) Bekçi ışık kesilirse fenerle hemen geliyor. Mağara 08.00’de ziyarete açılıp akşama dek gezilebiliyor. 19.30-20.00’de kapanıyor bekçi kulübesi yanında meşrubat satılıp dinlenme yeri var. Seralardan sebze alabilirsiniz.




Gazipaşa'nın bilinmeyen veya tahmin edilen tarihi, tarihi perspektif içerisinde oldukça derinlere uzanmaktadır. Ana hatlarıyla bu tarihsel serüveni İ.Ö.2000'lerde başlar.
Hititlerin bir kolu olan Luviler yine Hititlerin Kizzuvatna (Çukurova bölgesi) ve Arzava (Antalya yöresi) ülkeleri diye adlandırdıkları bölgede yaşamışlardır. Gazipaşa'da
bu bölge içinde kalması nedeniyle ilçemizin tarihi yolculuğa Luvilerle-Hititlerle başlamış olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Karatepe (Sivaslı) civarındaki harabaler içinde yer alan aslan kalıntıları bu bilgiler doğrular niteliktedir.


Gazipaşa'nın tarihsel yolculuğu içindeki önemli bir kilometre taşı da İ.Ö. 628 yıllarıdır. Selinus adıyla tarihte iki kent mevcuttur. Sicilya'da Yunanlı Mağara-Hyblaia halkı tarafından bu tarihte bir site devleti olarak kurulan Selinus, diğeri Anadolu'nun güneyindeki Selinus. Kilikya Bölgesi'nde ve Hacımusa (Kestros) Çayının iki yakasında kurulmuş liman kentidir. Kalesi ise şimdiki kale kalıntılarının bulunduğu yerde olup o zamanlar ada konumunda idi. Buradan başta Mısır olmak üzere, o günün ticaret merkezleri ile deniz ticareti yapılmakta idi.
Yunan yönetiminden İ.Ö. I97'de Antiokhos dolayısıyla Roma egemenliğine geçen kente İ.S. 1.yy'da Akdeniz kıyılarının doğu seferine çıkan Roma Kralı Trayan hastalanarak Selinus limanına gelmiş ve bir tüccarın evine konuk olmuş, daha sonra iyileşmeyerek burada ölmüştür. Yerine tahta geçecek olan Hadrianus, Selinus' a gelerek cenazeyi Roma' ya götürmüş, anısmada bir mezar yaptırmıştır. Bu nedenle de Selinus'un bir süre Traianapolis adıyla anıldığı Hıristiyanlık döneminde ise Seleukeia-Silifke Başpiskoposluğu'na bağlı Piskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir. M.Ö. I. yy. da başlayan Roma imparatorluğu dönemi, bu devletin Anadolu sınırları içinde bulunan Gazipaşa'da VI. yy'a kadar devam etmiştir. M.S. VI. yy'den başlarak Güney Akdeniz Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiş, bu yeni dönemde Gazipaşa, Antalya ve Alanya ile birlikte Pamfilya nün Türkleşmesi süreci içinde Selinus, Selçuklu Sultanı I. Alaiddin Keykubat'ın 1221 yılında Alanya'yı, 1225'e kadar da buradan itibaren belki de Toroslardan kaynaklanıp şehir merkezinden geçerek denize karışan beş büyük çayın zaman zaman sel baskınına neden olması dolayısıyla Selinti olarak anılmaya başlanmıştır. 1268'lerde Moğollar'ın Anadolu işgali sırasında Selinti, Anadolu Selçuklu Devletinin Konya ve bağlı bölgeleri sınırları içinde yer almaktaydı.
Anadolu beylikleri döneminde 1335 yılından itibaren Antalya ve civarı Teke Beyliğinde kalırken Alanya, Selinti ve doğusu ile Kuzey yöreleri merkezi Konya olan Karamanoğulları hakimiyetine girmiştir.

Osmanlı Döneminde Fatih Sultan Mehmet'in Deniz Kuvvetleri Komutanı (Kaptan'ı Derya) Gedik Ahmet Paşa, 1470 yılında Alanya'yı, 1472 yılında ise Selinti, Anamur ve Silifke yöresini Karamanoğlu Beyliği'nden alınarak Osmanlı hakimiyetine dahil etmiştir. Ünlü gezginimiz Evliya Çelebi meşhur Seyahatnamesinin 126. sayfasında "XVIII. yy'da Selinti kazasının İçel (Mersin) sınırları içerisinde Silifke Sancağına bağlı 26 köyü olan ve yıllık 80 akçe vergi veren bir kazadır. Deniz kenarında bakımlı cami ve evler ile yemyeşil dağlara sahiptir. Kıbrıs'a 70 mil uzaklıkta iskelesi vardır." demektedir

Tarihi Yerler

ANTIOCHEIA AD CRAGUM : Gazipaşa ilçesinin doğusunda, 18 km. uzaklıktaki Güney Köy sınırları içerisindedir. Kentin adı Kommagene Kralı 4. Antiochus'dan gelmektedir. Kent kalıntıları denize doğru uzanan üç tepe üzerinde toplanmıştır. Batıdan doğuya doğru birinci tepe üzerinde Orta Çağ Kalesi, ikinci tepe üzerinde sütunlu cadde, agora, hamam, zafer takı, kilise, üçüncü tepe üzerinde ise kentin nekropol alanı yer almaktadır. Kent yapıları Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmektedir. Kentin nekropolünde bölgeye özgü beşik tonozlu, ön avlulu anıtsal mezarlar oldukça iyi korunmuştur. Halen kalıntıların önemli bir bölümü görülebilen tapınak bölgede sevilen bir tanrı olan Zeus Lamotes için yapılmış olmalıdır.

ADANDA - LAMOS : Antik kent, Gazipaşa ilçesinin 15 km. kuzeydoğusundadır. Bugünkü Adanda köyünün 2 km. kuzeyinde, yüksek ve sarp bir dağın zirvesinde kurulmuştur. Kent surlarla çevrilidir. Doğuya bakan kentin giriş kapısının güneyinde, büyük bir kule bulunmaktadır. Kentin diğer kalıntıları arasında ağıra, doğal kayaya oyulmuş çeşme ve iki adet tapınağı sayabiliriz. Bu kentin nekropolünde de blok taşların oyulması ile yapılmış yekpare lahitler önemli kalıntılar arasındadır. Kent, olasılıkla genç Roma döneminde Lamotis olarak adlandırılan bölgenin başkenti durumunda idi. Kalıntılar, dağlık Klikya bölgesinin kültürünü ve sanatını en iyi şekilde yansıtmaktadır. Kent, en görkemli dönemini Gallianus zamanında geçirmiş olmalıdır.

NEPHELIS : Antik kente ulaşım, Gazipaşa-Anamur 12. km.'sinden sonra Muzkent Köyünün içinden geçerek güneye sapan yaklaşık 5 km. stabilize bir yol ile sağlanmaktadır. Kentin güneyi deniz ve sarp kayalıklarla çevrilidir. Kent, akropol ve doğu-batı boyunca uzanan kalıntılardan oluşmaktadır. Kentin ayakta kalabilmiş yapıları Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmekte olup, bunlar, Orta Çağ Kalesi, Tapınak Odeon Sulama sistemi ve nekropol alanlarıdır. Şu anda Alanya müzesinde sergilenmekte olan bu kentten getirilen yazıtlardan birisi Bizans İmparatoru Zenon dönemine ait olup Zenon için övgüler içermekte, bu imparatorun kent için yardımlarından bahsetmektedir. İkinci bir onur yazıtında ise, Klikya Valisi Cornelius Dexter'ın adı geçmektedir. Bu onur yazıtı, kent halkı ve Danışma Meclisi tarafından dikilmiş olup, kentteki meclislerin varlığını kanıtlar durumdadır. Klikya bölgesine özgü küçük odeonu kentteki kültürel faaliyetlerin göstergesidir.

SELINUS : Antik Selinus kenti, Gazipaşa ilçe sınırları içerisinde Gazipaşa Plajının bulunduğu Hacımusa Çayının güneybatısındaki denize dirsek gibi uzanan bir tepenin üzerinde ve yamaçlarında yer alır. Kentin akrapolü tepeye kurulmuştur. Ayrıca bu tepe üzerinde Orta Çağ Kalesi de bulunmaktadır. Kalenin sur duvarları ve kuleleri oldukça iyi korunmuştur. Akropol, içerisindeki kilise ve sarnıç günümüze kadar gelebilmiş önemli yapılardandır. Selinus kentinin diğer yapıları sahilde ve yamaçta yer almaktadır. Bu yapılar arasında, hamamlar, agora, İslami Yapı (Köşk), su kemerleri ve nekropol alanını sayabiliriz. Selinus, Dağlık Klikya bölgesinin en önemli kentlerinden biridir. Roma İmparatorluğu'ndan Traian'ın bu kentte ölmesi kentin adının bir süre bu adla anılmasına sebep olmuştur. Kentin büyük hamamı, Klikya bölgesi diğer kentlerindeki hamamlar ile benzerdir. Nekropolündeki anıtsal mezar anılmaya değer olup, Alanya Müzesindeki ostoteklerin çoğunluğu Selinus Nekropolünden getirilmiş olup, burada ostotek atölyesinin varlığını sürdürmektedir.

Turizm
Gazipaşa mevcut durumuyla daha ziyade tarım toplumu görünümünde ise de 13 Eylül 1989 tarih ve 20281 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla ( 89 / 14499 ) turizm bölgesi ilan edilmesi nedeniyle özellikle havaalanı ve yat limanı inşaatlarının başlamasıyla turizm sektörüne hızlı bir geçiş yapmaya başlamıştır. Halen 2 normal ticari otel, 2 adet turistik ( biri apart ) otel, Gazipaşa Belediyesi Deniz Tesisleri İşletmesi'ne ait bungalovlar ve 1 adet tatil sitesiyle yatak kapasitesi 600 ' e ulaşmış olup hızla otel ve motel inşaatları devam etmektedir. İlçemiz ören yerleri itibariyle diğer yörelere göre oldukça zengin durumdadır. Ancak bunların tamamına yakının yol ve koruma hizmetleri yoktur veya yetersizdir. Gazipaşa Akdeniz sahilinin Caretta Carette türü deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktığı 17 merkezden biridir. Yalan Dünya Mağarası başta olmak üzere tarihi kale ve şehir kalıntıları, tertemiz deniz ve kumsalları, bol yeşil ve oksijenli yaylaları ,özetle bozulmamış doğasıyla turizm bakımından çok büyük bir potansiyele sahiptir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   Cuma Nis. 18, 2008 9:59 pm





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 12:34 am

ANTALYA'DAN BAHSETMEDEEN OLMAZ TABİKİ
Tarihçesi:




Bölgenin en eski insanlık tarihi izleri, Antalya Şehir merkezinin 30 kilometre kuzeyindeki Karain Mağarası bulguları ile M.Ö. 200.000 yıla kadar uzanmaktadır.

Tarihsel belgeler, bölge şehirlerinin bağımsız bir yapıda geliştiğini, geniş bölge olarak Pamfilya olarak isimlendirildiğini ve zaman zaman bu şehirler arasında federasyonlar kurulduğunu, Truva Savaşı’ndan sonra Akha Klanı'nın M.Ö.1300'de bölgeye geldiğini anlatmaktadır.

Antalya İli Türkiye'de bugüne kadar bilinen en eski yerleşmelerin bulunduğu İllerimizden biridir.
İl merkezinin kuzeybatısında 20 km mesafede bulunan "KARAİN MAĞARASI'NDA" yapılan kazılarda M.Ö 220 bin yılından bugüne kadar kesintisiz bir uygarlığın varlığı ortaya çıkarılmıştır.
Tarihi eser ve kalıntıların adeta açık hava müzesi gibi geniş bir alana dağıldığı ilimizde tarih öncesi Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğuna ait izler yan yanadır.

Osmanlı dönemi 1391'de başlamış ve Birinci Dünya Savaşı sonucunda bölgede gerçekleştirilen İtalyan işgali, 1923'teki Türkiye Cumhuriyeti ile ortadan kalkarak Bölge, Türkiye Devleti sınırları içinde bir il olarak tescil edilmiştir.


Coğrafyası:





Yüzölçümü: 20.723 km2'dir.
Nüfusu: 1.719.751 (2000)
İl Trafik Numarası: 07
İlçeleri: Akseki, Alanya, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kale, Kaş, Kemer, Korkuteli, Kumluca, Manavgat ve Serik

Antalya’nın özgün coğrafi özellikleri, insanlık tarihinin bölgede birçok medeniyetler yaşatmış olmasının başlıca nedenidir.

Bölge, Antalya Körfezi’ni 20.815 Km.karelik bir alanla çerçeveler. Güney Anadolu’da Türkiye’nin Akdeniz kıyısında yer alır.

Alanın büyük bir bölümü (%76) Toros Dağları ile kaplıdır. Yaklaşık 10 dağ 2500 metreden ve iki dağ 3000 metreden yüksektir.

Bölgede dağlardan denize ulaşan birçok bağımsız ırmak vardır. 590 Km.lik sahil bandının 290 Km.si doğal kumsallardan oluşmaktadır.

Antalya ilinde iki iklim hüküm sürer. Sahil bölgesinde tipik Akdeniz iklimi: yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Yukarı bölgede Akdeniz iklimi ile İç Anadolu iklimi arasında geçiş teşkil eden kara iklimi hâkimdir.

Bölgenin yaklaşık %60’ı çam ormanları ve Akdeniz bitkileri (Maki) ile yeşillenmiştir.
Ovalar alüvyonlu topraklar ile zengin tarım arazisi karakteri vermektedir.


Ekonomisi:

Antalya ekonomisi "3T" olarak adlandırılan, "Turizm, Tarım, Ticaret" sektörleri üzerine yoğunlaşmıştır. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin faaliyet kollarına göre dağılımı; yüzde 60 ticaret, yüzde 17 inşaat, yüzde 17 turistik hizmet, yüzde 15 sanayi veya üretime dönük sektörler şeklindedir.


El Sanatları:

Karain Mağarası’nın da bulunduğu geniş bir bölgeye Döşemealtı denir ve burası Antalya bölgesinin en eski el sanatları merkezidir.

Özellikle Yeniköy, Kovanlık, Camili gibi yerleşim birimlerinde bugün dahi her evde bir hali tezgâhı görmek mümkündür. Bunun nedeni eski tarihlere dayanmaktadır. 12. yüzyıldan sonra Anadolu'ya gelip Antalya ve çevresine yerleşen Teke Yörükleri, yöreye adını verdikleri gibi kültürlerini de yaymışlardır. Günümüzde Antalya'nın en önemli el sanatlarından olan dokumacılık da Yörüklerin göçebe yaşayışının bir parçasıdır. Bunlardan, göçebe yaşayışını bugün de sürdürenler yılın 2-3 ayını göçte geçirirler. Göçebelik, konutun ve diğer eşyaların hafif, kolayca taşınabilir olmasını gerektirir. Bu gereksinimi karşılayan dokumalar büyük bir önem kazanmıştır. Hemen her çadırda bir tezgâh vardır.

Göçebe Çadırları:



Yörüklerde içinde günlük yaşamın geçtiği çadır, karakeçi kılından kanatlar şeklinde dokunur; yedi kanattan bir çadır çıkar. Dokuma aralıklı ve seyrek olduğundan, havalandırmaya ve içeriden dışarısının görünmesine olanak verir. Bunlardan başka aynı malzeme ile erzakların depolandığı çuvallar ve kilimler de dokunur. Ancak bunlar dokunduktan sonra ilaveten renkli yün ipliklerle üzerlerine çeşitli geometrik desenler ile günlük hayattan alınmış kuş, kelebek vb. motifler işlenir.

Döşemealtı Halıları :



Antalya'da yalnız göçebeler değil, köylüler de dokumacılıkla uğraşırlar. Döşemealtı halıları, Türkiye'nin en çok tanınmış ve yüzyıllar boyu motiflerinin en az değişime uğrayanıdır. 1,5-2 metre boylarında yapılan bu halıların ana renkleri lacivert, bordo, yeşil, kırmızı ve beyazdır. Renklendirmede kullanılan kök boyaların elde edilişi nesilden nesile geçmiş, ancak son yıllarda unutulan bazı bitki boyalarının yerini sentetik boyalar almıştır. Döşemealtı halılarının Halelli, Toplu, Kocasulu, Dallı, Mihraplı, Akrepli ve Terazili Toplu olmak üzere yedi değişik zemin kompozisyonu vardır.


Adetleri:

Bölgeye özgü gelenekler içinde en ilginci, 1970'li yıllara kadar sürdürülen, özellikle Serik, Manavgat, Alanya ilçelerinde ve köylerinde, evlerinin bacalarına evlenme çağında bulunan kızların sayıları kadar boş şişe koyma geleneğidir. Şişeler yatık ise, evlenmek isteyenin dul; şişeler kırık ise evlenmiş olduğu anlaşılır. Bölgede zaman zaman yağlı pehlivan güreşleri ile deve güreşleri yapılmaktadır.

Diğer yaygın bir gelenek de halkın Haziran ayından Eylül ayı sonuna kadar sahilin sıcağından kurtulmak için yaylalara göç etmesi veya kıyılara obaya benzer çardak kurarak denizden yararlanmasıdır.


Mutfağı:



Kırsal alanda yaşayan yörüklerin beslenme biçiminin temelini hayvancılık ve buğdaydan elde edilen besinler belirler. Kıyı şeridinde az da olsa yaş sebze üretilmesine karşın iç bölgelere gidildikçe buğday ve kuru sebze ağırlık kazanır.

Günümüz beslenme düzeninde yerlerini koruyan yerel yemeklerin başlıcaları şunlardır: Kölle (buğday, fasulye, nohut ve bakla haşlaması), saç kavurması, domates civesi, hibeş, arapaşı, tandır kebabı, tatlılardan isa patlıcan, bergamut ve turunç reçeli sayılabilir.

Ayrıca Antalya yöresinde en tanınmış yemek, diğer yörelerde meze olarak yapılan piyazdır. Antalya' da piyaz diğer bölgelerden farklı olarak taratorla hazırlanır ki özelliğini de bu oluşturmaktadır

Taratorlu Piyaz

Haşlanmış kuru fasulye konulan servis tabağına yeter ölçülerde soğan, domates, haşlanmış yumurta doğranır, üzerine zeytinyağı ve hazırlanmış tarator dökülerek servis yapılır. Limon, sirke ve baharatlar eklenerek yenilir.


Hibeş

Malzemeler:
1 su bardağı tahin
1 su bardağı su
1 adet limonun suyu
kimyon, kırmızıbiber

Hazırlanışı:
Bir kapta tahin ile limon suyu karıştırılır. Su ilave edilerek iyice karıştırmaya devam edilir. Kimyon ve kırmızı toz biber eklenir, servis tabağına alınır. Üzeri kimyon ve kırmızı toz biber ile süslenerek servis edilir.


Halk Edebiyatı:

Maniler:

Karpuzun kökeniyim,
Dibine dökeniyim,
Güzelle başım bozgun,
Çirkine tövbeliyim.

Gülistan da gül gerek,
Her güle bülbül gerek,
Sencileyin güzele,
Bencileyin yar gerek.

Denizde kara balık,
Okkalıktır okkalık,
Ana beni evlendir,
Yeter gayri bekarlık.

Mendil serdim güneşe,
Üzüm aldık kırk beşe,
Senin yarin gül ise
Benimki de menekşe.

Yöresel Kelimeler:

Alacık: Keçeden yapılan çadır.
Avit: Bahşiş.
Boduk: Yavru deve.
Buhurcu: Bir yaşında erkek deve.
Darı Göcesi: İri öğütülmüş mısır.
Delbek: Tef.
Elinin Ulağı: En yakın yardımcısı.
Eselmek: Gürbüzleşmek.
İndirmelik: Gelin inerken verilen hediyeler.
Henteş: Kolye gibi enli olan altın gerdanlık.
Hırra: Bıçak.
Kıstırma: Lokumun iki bisküvi arasına konarak yenmesi.
Matıflamak: Çok yaşlanarak, şuurunu kaybetmek.
Naha: Beddualarda "inşallah" anlamında kullanılır.
Oku: Bardak, kibrit, çamaşır, elbise gibi hediyelerle düğüne davetiye.
Olasıya: Düzgün olmayan.
Ölezer: Cansız, halsiz, kuvvetsiz.
Payır: Yüzeydeki toprağın bir karıştan sonraki alttan çıkan sert toprak.
Salım: Tarlanın bir bölümü, evlek.
Samralamak: Keçi gübresi ile tarlayı gübrelemek.
Seydelemek: Koşmak.
Toru: Çam ağacı fidanı.
Tülü: Erkek deve.
Uğratmak: Yolunu oraya düşürmek.
Zahra: Zahire.


Efsaneler:

Muhannet Su (Uçar Su) Efsanesi

Bakınız:

http://www.delidervis.net/viewtopic.php?p=58258


Atasözleri:

- Canı yanan eşek atı kor da geçer.
- Çocuğa iş buyuran ardınca gider.
- Düğün sesle, ölü yasla yakışır.
- Aç esner, tok geğirir.
- Kadın var ev yapar, kadın var ev yıkar.
- Ver Ömer'e yaz duvara.
- Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış.
- Aç at yol almaz., aç it av almaz.
- Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak kalır.
- Üç göç, bir yangın yerini tutar.
- Ben çalarım zurnayı, o toplar parsayı.
- Eğri geminin, doğru seferi olur.
- Kırk arabanın aklı bir incir çekirdeğini doldurmaz.
- Sahilde darısı olan yaylada karı olmaz.
- Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa.
- Züğür olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak iyidir.
- Zenginin horozu bile yumurtlar.


Giyim – Kuşam



Kadın Giysileri:

Kadın giysileri, günlük işlerde rahat hareket edilebilecek özellikler taşır. Akdeniz'in diğer bölgelerinde görülen kat kat elbiseler pek yoktur. Kadınlar, üç etek, ağsız şalvar giyerler. En yaygın üç etek, şitaa sarı ferace ve simli üç etektir. Bele Trablus kuşak bağlanır. Göğüs kısmında el dokuması kozalı üçgen kuşak, başta oyalı yazma bulunur iğne ile yapılan oyalar, özellikle yazmaları güzelliğini ve değerini artırır,

En yaygın iğne oyası türleri şunlardır.
Yıldızlı: Yıldız şeklinde, ortası delik, yuvarlak, genelde iki renk olur.
Tintin: Küçük yuvarlaklar şeklinde işlenir.
Iskıran Tintin: Uzun. ucu sivri üçgen şeklinde işlenir.
Batma: Boncuklu batma, tığ ile yapılan bir işleme biçimidir.


Erkek Giysileri:

Ayakta, yünden örülmüş çorap ve üzerine ham deriden yapılmış çarık giyilir. Bunun üstünde de koyun tüyünden ya da kumaştan, kısa ağlı bir şalvar vardır. Şalvarın altında, ayaklarının ucu işlemeli beyaz uzun bir don giyilir. Kollarının ucu işlenmiş beyaz atlet gibi gömlek giyilir.

Bele keçe sarılır, keçenin üstüne de, üç-dört metre olabilen kuşak bağlanır. Bunun üzerinde de kalın, meşin bir palaska vardır. İşlemeli cepken de yakasız gömleğin üstüne giyilir. Genellikle de, işlemeli bir mendil boyuna sarılır Kuşağın içine geçirilirmiş, bir kama mutlaka olur. Duruma göre tabanca da taşınır. Kamasız delikanlılık olmaz. Baştaki fes, Cumhuriyet dönemi ile birlikte, yerini siperlikli şapkaya, üstteki giysiler de gömleğe dönüşmüştür.

Çarık



Manda veya öküzün, belindeki kalın sırt derisinden yapılır Önce deri "eğilenir". Eğilenmek, ilkel bir deri tabaklama işlemidir. Derinin içine süt ve püse konarak toprağa gömülür. Belli bir süre sonra, derinin tüyleri dökülür. Sonra, eli uz bir kişi, keskin bıçağı ile: derinin ince yerlerinden sırım çıkarır. Bu sırımla, bükülmüş, ayakkabı şekli verilmiş deriyi diker ve çarık yapılır.

Çarık, zamanının lüks bir giyeceğidir Herkes kullanamaz.

Halk Oyunları:



Antalya bölgesi folkloru içinde “Zeybek” en ilginç oyunlardan biridir. Bölgenin çeşitli yerlerinde çeşitli adlar ve figürlerle oynanır.


Ayrıca Alanya ve Gazipaşa dolaylarında oynanan Sema ve Bengi oyunları, dinsel özellikleri yönünden ilgi çekicidir. Bu oyunun oyuncuları bir daire biçiminde dönerlerken el ve kol hareketleriyle Allah'a dua ederler.

Genellikle oyunları kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oynarlar. Kapalı yerlerde oynanan kadınların oyunlarında daha çok türküler söylenir, def ve ülkeye özgü çalgı aletlerinden darbuka çalınır.

Erkeklerin oyunları ise daha çok davul, zurna, saz, bağlama ve darbuka gibi çalgılar eşliğinde oynanmaktadır. Ayrıca dağ köylerinde Sema ve Kırklar denilen halk oyunları Yörükler tarafından dinsel törenler içinde oynanır.



Antalya Türküleri:

İlde yaşayan Yörüklerde en çok “Boğaz Havaları”na rastlanır. Boğazların çoğunluğu güftesizdir yani sadece melodisi vardır. Ancak sözlü boğazlar da bulunmaktadır.

Yörede Yörükler arasında bilinen en yaygın boğazlar: Çubuk Boğazı, Varsak Boğazı, Teke Zortlatması, Akkız Dereye, Ümmü Gelin, Çömlek, Çöküştüren, Sıralı Hörü Boğazı, Yunusoğlu Boğazı, Saldırlı, Yayla Yolu, Kırmızı Güller

Yörük kızları, gelinler ve orta yaşlı Yörük kadınları gerek konaklama yerlerinde, gerekse yaylada davar güderken karşılıklı boğaz çalarlar. Boğaz, Yörüklere özgü çeşitli melodilerdir. Başparmağı boğaza dayamak suretiyle boğazdan çıkarılan seslerle olur. Öğrenilmesi oldukça zor olduğundan çocuk denilebilecek yaşlarda başlanması gerekir.

Türkülerinden örnekler:

—Mehmet Ali Çakar - Meşelidir Engin Dağlar Meşeli
—Tülin Berbergil - Derenin Başındayım
—Emine Akmeşe - Bir Taş Attım Darabaya

rapidshare.com Turkuleri.rar.html
10,6 MB

Önemli Not: Türküler TRT’den yaptığım kendi ses kayıtlarımdır.


Yapmadan Dönmeyin :

-Antalya'nın her köşesine dağılmış antik kentlerini gezmeden,
-Antalya Müzesini görmeden,
-Saklıkent'e gitmeden,
-Kaleiçi ve Eski Antalya Evlerini görmeden,
-Akseki İlçesinde Kardelen çiçeğinin fotoğrafını çekmeden,
-Döşemaltı halısı almadan,
-Yöre reçellerini tatmadan, dönmeyin…

Question
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 12:51 am

BİRAZDA GAZİPAŞADAN... doĞAL HAVUZLAR(KORU)


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ö*M*E*R" target="_parent">Ö*M*E*R
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 27 Kayıt tarihi : 12/03/08 Mesaj Sayısı : 292 Nerden : DARBOĞAZ(niğde) İş/Hobiler : ÖĞRENCİ Kaçıncı Sınıf :

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 11:35 am

OOO GÜZEL OLMUŞ BAK HELE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
*.ZUHAL.*" target="_parent">*.ZUHAL.*
Admin
Admin
avatar

Kadın
Yaş : 27 Kayıt tarihi : 09/03/08 Mesaj Sayısı : 374 Nerden : ::karanlığın olmadığı yerden:: İş/Hobiler : Kaçıncı Sınıf : 2. sınıf

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 3:13 pm

paylaşım için teşekkürler. insan gidesi gelio valla oralara...
_________________
Mutsuzlukla beslenen karamsar ruhum!
Bu aralar sen çok doydun;
Ben çok yoruldum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://marmarapdr.darkbb.com
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 3:37 pm

. cheers ARKADASLAR YAZA HEPİNİZİ BEKLERİM...AGIRLAMAKTAN SEREF DUYARIM
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 4:05 pm

ANIT MEZARLAR


AYDAP LİMAN ŞEHRİ


KİLİSE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 4:12 pm

DENİZ TESİSLERİ



ESSİZ KOYLAR



BALIKÇI TEKNELERİ



LİMAN

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 4:15 pm

YALAN DÜNYA MAĞARASI




SÜPER BİR MAĞARA TOPLAM UZUNLUĞU 3 KM..!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
*.ZUHAL.*" target="_parent">*.ZUHAL.*
Admin
Admin
avatar

Kadın
Yaş : 27 Kayıt tarihi : 09/03/08 Mesaj Sayısı : 374 Nerden : ::karanlığın olmadığı yerden:: İş/Hobiler : Kaçıncı Sınıf : 2. sınıf

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 10:11 pm

birileri isimlerini ölümsüzleştirmek istemiş galiba.mağara duvarlarına(daha doğrusu üstüne yazılan yazılara) baktım da gelen turistler yurdum insanının yazı yazmayı bildiğini de görmüş olur geek
_________________
Mutsuzlukla beslenen karamsar ruhum!
Bu aralar sen çok doydun;
Ben çok yoruldum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://marmarapdr.darkbb.com
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Nis. 19, 2008 10:22 pm

ewet MAGARAYI bulan kişi yazmıs olabilir Idea
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   Perş. Nis. 24, 2008 5:17 pm

ŞİMDİ GÜZEL SAHİLİMDE OLMAK VARDI..!!!

HİÇ GAZİPAŞAnın muzlarından tattınız mı??

GÜN BATIMI...FOTOGRAFTAKI BENIM:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ÖZKAN" target="_parent">ÖZKAN
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek
Yaş : 28 Kayıt tarihi : 19/03/08 Mesaj Sayısı : 228 Nerden : ANTALYA İş/Hobiler : GALATASARAY Kaçıncı Sınıf : 2.SINIF

MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   C.tesi Kas. 08, 2008 8:33 pm

bekle 28 kasımda gelıyom:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content





MesajKonu: Geri: SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

SESSİZ CENNET<GAZİPAŞA>SESSİZ CENNET

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik :: DİĞER KONULAR :: Serbest Kürsü -
Forum kurma | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog